Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
YOLSUZLUK OLMUŞSA
20 Ocak 2014 Pazartesi 10:25:04


  Sultan II. Abdülhamit zamanında bir gün bir istihbaratçı saraya gelir. Padişahın yanına çıkar ve şu bilgiyi verir.  
-Sultanım falanca bürokrat sizin hakkınızda çarşıda pazarda ileri geri konuşuyor. Yakışıksız ifadeler kullanıyor size sövüyor.
O istihbaratı getiren memur gitmeden sultan yanındaki vezire "yaz" diyor. " falanca bürokratın şu kadar maaş ile birlikte şu görevle şu ile sürülmesine karar verilmiştir." Bu emri verdikten sonra huzurundaki bilgiyi getiren memuru gönderir. O memur çıktıktan sonra sultanın yanında bu emri yazan vezir sultandan izin isteyerek arz eder ki;
-Sultanım az önce sürülmesine emir verdiğiniz bürokrat ile ilgili 5 ay önce ben sizin önünüze bir dosya getirmiştim. Bu dosyada söz konusu bürokratın rüşvet aldığı ve başka yolsuzluklara karıştığı delillerle sabit idi. Siz o zaman bu bürokrata bir şey yapmadınız sadece bir daha rüşvet almaması ve yolsuzluk yapmaması için önlem aldınız ama bürokrata ceza vermediniz. O zaman delille sabit suçlarına rağmen ceza vermemiş iken az önce gelen ve doğrulatmadığınız bir bilgiye dayanarak size karşı yaptığı söylenen bir hakareti yüzünden neden hemen cezalandırıyorsunuz?
Dahi padişahın bu soruya verdiği cevap;
-Öncelikle şunu söyleyeyim o kişi benim hakkımda ileri geri konuşmuş değildir. O istihbaratı verdiren ve bana ulaşmasını sağlayan benim. Bunu o cezayı verecek bir kılıf olması için yaptım. Eğer sen o dosyayı önüme koyduğunda o cezayı verecek olsaydım. Bu bürokratın makamından dolayı böyle bir olayın nedeni ile ufak da olsa bir karmaşanın sebep olacağı karışıklıkta bu olayda suçu olmayan kişilerin zarara uğramasına sebep olabilirdik. Ayrıca bu kişinin karısı ve çocukları ömür boyunca rüşvetçinin karısı ve çocukları olarak anılacaktı ki bence onlarında bu olayda suçları yoktu. Varsın ailesi beni kötü bilsin ama ben aldığım bir karar ile bir suçluyu cezalandırırken suçsuz kişilerin de etkilenmesini istemem. İşte nezaketin zirvesi denecek bir nokta diyebilirsiniz ama bence daha önemlisi ufak da olsa bir karışıklığa sebep olmamak adına verilen dâhice bir karar diyorum, sonuçta memur cezalandırılmış ama ortalıkta hiç karışmamış.
2000 li yıllarda Amerika`da doktora yapan eskimeyen arkadaşım İlteriş ara sıra Türkiye`ye gelirdi. Hasret giderirdik. Bir keresinde ona demiştim ki. "senin bulunduğun eyalette 3-5 beyaz polis bir zenciyi fena halde dövmüşler. Televizyonda ana haberde seyrettim. Adamın hiç suçu da gözükmüyor. O olayın aslı neydi?" 
Arkadaşımın bu soruya verdiği cevap şuydu;
-Amerika` da hiçbir kanalda böyle bir görüntü yada gazetede bu olayı anlatan yazı ve resim görmedim. Şimdi senden öğreniyorum. (meğer kimse göremezmiş çünkü böyle bir haber yapılamazmış bu noktada tüm medya sıkı kontrol altındaymış ve buna uymayan vatan hainliğiyle bile suçlanabilirmiş).
O gün bu cevaba çok şaşırmıştım. Öyle ya Amerika özgürlükler ülkesi diye biliniyordu. Bu sansürcü kafayla nasıl özgürlükler ülkesi olunabilirdi. Ama bu şaşırman biraz düşününce geçti. Çünkü bu tür olayların basında yer alması toplumsal huzuru bozmaya neden olacak olayların başlamasına sebep olabilir.  Bu olaylarda zincirleme olarak başta ekonomi olmak üzere siyasete kadar pek çok alana olumsuz yansıya bilir ve sonuçta faturayı devlet ve daha önemlisi bu olayda hiç suçu olmayan millet çekebilir. Bunun için en doğrusu sessizce suçluları cezalandırmak.
Zekiler için bu olayları niye anlattığımızı söylemeye gerek yok. Ama zeki olmayanlar için biraz açıklayalım.
Hani bizim bazı görsel ve yazılı basında sıkça karşılaştığımız; "Kürtler şu ilde Türkleri dövdü.", "şu ilde Kürtlere saldırıldı" "Aleviler ile Sünnilerin mahalle kavgası", " Galatasaraylı taraftarlar bir fenerliyi bıçakladı" vb. toplumsal huzuru bozmaya yönelik haberleri görebiliriz. Tabi ki bunlar kasıtlı yapılıyor demiyorum ama haberi yapanında en azından biraz düşünmesi lazım değil mi? Ben bu haberi yapıyorum ama bu haber yüzünden bir takım insanların birbirine düşman olmasına yada bir olayın çıkmasına sebep olur muyum diye düşünmesi gerekmez mi? En masumundan "galatasaraylı taraftarlar bir fenerliyi bıçakladı." Haberini okuyan fenerli bir delikanlının sırf bu haberi okuduğu için önünden geçmekte olan galatasaray formalı birine laf atması ve ikisinin kavga etmesine bile sebep olmasından hiç mi vicdanı sızlamaz?
Gezi olaylarında sabahın köründe hamakta yatan eylemcilere yapılan müdahalenin haber yapılması ile nerelere gelindi tabiki orantısız haksız güç uygulayanlar cezasını çeksin ama bunu duyurup ortalığı ayağa kaldırmanın millete bir yararı oldu mu? Haberi yapanlara sormak lazım. 
Böyle haber yapan bir gazeteci yada televizyoncuyu ben patronu olsam bir dakika tutmam kapının önüne koyarım. (Eğer yaptığı haberin nelere sebep olabileceğini bilerek yaptıysa vatanını ve milletini sevmediğini düşündüğüm için yok eğer yaptığı haberin nelere sebep olacağı sonucunu tahmin edemiyorsa tek hücreli bir organizmadaki IQ ya sahip olmadığını düşündüğüm için kovulur) Kimsenin toplumsal barışı bozmaya sebep olacak haber yapmaya bence hakkı olmamalıdır. HABER YAPMA ÖZGÜRLÜĞÜ BU NOKTADA TOPLUMSAL HUZUR İÇİNDE YAŞANMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GERİSİNDE KALMAKTADIR. 
Ama bizde öyle bir medya kesimi var ki; onlar varken düşmana gerek yok. Şu günlerde Almanya gezi olayları bizimkini çoktan geçti, kaç bölgede sıkıyönetime gidiyorlar, gaz bombası polisi kesmez oldu. Alman medyasından yada yazarlarından yada kanaat önderlerinden bu konuyla ilgili nasıl bir davranış olduğunu Almanya`daki akrabalarınızdan sorun. Yada İspanya`daki eylemlerde şu günlerde polisleri gaz bombası kesmez oldu plastik mermi kullanmaya başladılar. Ama olay büyümesin diye ülkesini düşünen herkes ortak hareket edebiliyor.  Adamlar ülke karışmaması için sağcısı solcusu, iktidarı muhalefeti birlik olabiliyor. Bizde nerde öyle kafa… 
Şimdi gelelim 17 Aralık operasyonuna birileri yolsuzluk yapmışsa onlar cezalarını çeksin ama onların masum akrabalarının suçu ne daha önemlisi benim halk olarak suçum neki cebimdeki paranın değerinin azalmasına sebep oluyorsunuz?
Hiç mi vicdanınız sızlamaz? 
Kurunun yanında yaş yanar ama. 3-5 kurunun yanında 77 milyonu yakmaya kalkışmak niye? 
Yolsuzluk olmuşsa milletin suçu ne?
Bu Yazi 2211 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
» DERS haneler özel okul olursa 25 Kasım 2013 Pazartesi 12:59:46
» BAŞBAKANIN AĞZINA SAĞLIK 30 Ekim 2013 Çarşamba 11:33:33
» BU LEKEYİ TEMİZLEMEDEN OLİMPİYAT ALMAK HAYAL 22 Eylül 2013 Pazar 15:57:30
» KURUNUN YANINDA YAŞI DA YAKMAK 15 Eylül 2013 Pazar 15:35:09
» Savaş Ve Pazarlama 03 Eylül 2013 Salı 16:50:51
» Lojmanlar Böyle Satılmamalı 26 Ağustos 2013 Pazartesi 13:12:31
» Daha Etkili Demokrasi 20 Ağustos 2013 Salı 15:49:43
» BU OYUNA GELMEYELİM 12 Temmuz 2013 Cuma 16:52:40
» Dudaktan Kalbe inmeyen Demokrasi ve Mısır ihtilali 08 Temmuz 2013 Pazartesi 13:57:57
» Eğitim sistemine öncelik verilmeli 01 Temmuz 2013 Pazartesi 18:26:18
» ANA DİLİ iLE EĞİTİM 26 Haziran 2013 Çarşamba 12:09:35
» GEZİ PARKI OLAYLARI İLE İLGİLİ 26 Haziran 2013 Çarşamba 12:04:53
WWW.VIRAHABER.COM.TR Anasayfam Yap |
Rize Medya Hizmetleri
Bize Ulaşın | Kunye | Reklam | RSS
Tel: (0464) 223 34 74 pbx
Rizedeyiz Bilgi İşlem